Muhammed Abduh miladi 1849 yılında Mısırda doğdu ve 1905’te orada öldü, o dönemde Mısır’da çıkan Vekayı’ul Mısriyye gazetesinde, El Menar dergisinde ve El Ahram gazetesindeki yazıları, bozuk düşüncelerini ortaya koymaktadır. Bir müddet Beyrut’ta da faaliyette bulundu. Ehl’i Sünnet alimleri bunun kötü maksatlarını anladığı için yüz bulamayınca Paris’e gitti. Orada İslam’a karşı planlar hazırlamaya çalışan Afgani’nin çalışmalarına katıldı, ve “El Urvetulvuska” dergisini çıkardılar. Sonra Beyrut ve Mısır’a gelerek alınan planları uygulamaya ve aşılamaya başladı ise de Hidiv Tevfik Paşa hükümeti, derslerinin ve yazılarının zararlı olduğunu anlayarak onu mahkeme ve memurluklarında kullandı.
Muhammed Abduh bir yazısında, (Cemaleddin’i görmeden önce, gözüm kör, kulağım sağır, dilim dilsiz imiş) diyor.
Dalaletine bir kaç örnek;
“İslamiyet ve Nasraniyet” kitabında, “Bütün dinler birdir, dış görünüşleri değişiktir” demekte, Yahudi, Hristiyan ve Müslümanların birbirini desteklemelerini dilemektedir.
Zilzal suresindeki “Zerre ağırlığında hayır işleyen, karşılığına elbet kavuşur” mealinde olan Ayet-i Kerime’yi tefsir ederken: “Müslim olsun, kafir olsun salih amel işleyen herkes cennet girecektir,” diyor.
Fil suresi tefsirinde: “Ebabil kuşları, sivri sinek olabilir. Asker de çiçek veya kızamıktan ölmüş olabilir” diyor.