Allah Her Yerde Hazır Ve Nazırdır Demek Caiz Mi ?
بِسْــــــــــــــــــمِ اﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم
Evet, Allah isimlerinin tecellileri olan fiilleriyle her yerde hazır ve nazırdır. Yani her yerde bulunuyor, her şeyi görüyor, biliyor. Fakat zatı, kendisi mekândan münezzeh, hiçbir yerde değil. Bir mekânı, yeri, konumu, sınırı yok.
Seyyid Abdülhakîm Efendi “rahmetullahi aleyh” ruhlara dair bir mektubunda diyor ki: “Allahü teala hazırdır ve nazırdır. Halbuki, Allahü teala, zamanlı değildir ve mekanlı değildir. O halde, bu söz, görünüş üzere kalmaz, mecaz olur. Yani zamansız ve mekansız, yani hiçbir yerde olmayarak, hazırdır (yani bulunur) ve nazırdır (yani görür) demektir. Böyle olmazsa, Allahü tealayı zamanlı ve mekanlı bilmek olur. Allahü teala, hayy, âlim, kadir ve mütekellim olarak ve sonsuz zamanlarda, hep hazır ve nazırdır. Hayat, ilim, kudret ve kelam sıfatları zamansız ve mekansız olduğu gibi, hazır ve nazır olması da, zaman ile ve mekan ile değildir. Allah’u Teala’nın sıfatlarının hepsi böyledir. Böylece hiçbir şey onun gibi değildir. Allah’u Teala’nın sıfatları hep vardır. Önleri ve sonları yokluk değildir. Mesela, hazırdır ve bu hazır olmaktan önce gaib değil idi. Bundan sonra, bir hayatsızlık, yani ölüm, cahillik olmayacağı gibi, gaib olmak da, olmaz. Çünkü sıfatları da, kendi gibi ezeli ve ebedidir. Yani, hep vardır. Hiçbir kimsenin sıfatları, Onun sıfatlarına benzemez. Meleklerin, peygamberlerin ve evliyanın ve salih müminlerin ruhları, her kim nerede ve ne zamanda ve her ne halde çağırırsa, orada bulunur, yardım ederler. Hızır aleyhisselamın, sıkıntıda olanların imdadına yetişmesi böyledir. Fahri alemin , ümmetinin her birine, hele ölüm zamanında, imdada yetişmesi de böyledir. Azrail aleyhisselam, ruh [can] almak için her anda, her yere gelmesi de, böyledir. Bunlar zamanlı ve mekanlıdır. Ezeli ve ebedi olarak değildir. Devamlı da değildir. Hazır olmalarından önce yok idiler. Bir zaman sonra da, oradan tekrar yok olurlar. Allahü tealanın hazır olması ile, ruhların hazır olması arasında çok fark vardır. Allahü tealanın hazır olması gibi, kimse hazır değildir. Allahü tealanın sıfatlarının hepsi de böyledir. Ne bir melek, ne bir nebi ve ne de resul ve veli ve salih, cenab-ı Hakkın hiçbir sıfatına ortak değildir.”
2) Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri: “Şu kâinat Sani’-i Zülcelal’inin nur olan bütün sıfatıyla ve nuranî olan bütün esmasıyla, teveccüh-ü ehadiyet sırrıyla öyle bir tecellisi var ki; hiçbir yerde olmadığı halde, her yerde hazır ve nazırdır. Teveccühünde inkısam olmaz. Aynı anda, her yerde, külfetsiz, müzahamesiz her işi yapar.” (Mektubat, s. 248)