Sesli Zikir Caiz Midir ?
Sesli Zikir Caiz Midir ?
بِسْــــــــــــــــــمِ اﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم
1) İbn Abbas Şöyle demiştir: “Camiden gelen zikir seslerini duyduğumda camideki cemaatle kılınan namazın bittiğini oradan anlardım.” (Buhari, 841; Müslim, 583)
2) “Bu hadis, zikrin sesli yapılmasının meşru olduğuna delildir.” (İbn Hacer El Askalânî, Fethu’l Bârî cilt 2 sayfa 326)
3) “Bu hadis (İbn Abbas rivayeti), namazdan sonra zikrin sesli yapılmasının caiz olduğuna delildir.” (İmam Kurtubî, El Câmi‘li Ahkâmi’l Kur’ân, cilt 10 sayfa 205)
4) “Bu hadiste, farz namazlardan sonra zikrin sesli yapılmasının cevazı vardır.” (İmam İbn Battâl, Şerhu Sahîhi’l Buhârî, cilt 2 sayfa 362)
5) “Bu hadis, zikrin sesli yapılmasının meşru olduğuna açık bir delildir.” (İmam Aynî, Umdetü’l-Kârî, cilt 5 sayfa 336)
6) “Zikri bazen gizli, bazen de sesli yapmak müstehaptır. Duruma göre hangisi faydalıysa o tercih edilir.” (İmam Nevevî, El Ezkâr, sayfa 9 10)
7) “Zikrin sesli yapılmasının caiz olduğuna dair birçok hadis vardır.” (İmam Suyûtî, Netîcetü’l Fikr Fi’l Cehr Bi’z Zikr risalesi)
8) “Zikir bazen sesli yapılır; bunda bir sakınca yoktur.” (İbn Kudâme, El Muğnî, cilt 2 sayfa 225)
9) “Zikrin sesli yapılmasının caiz olduğuna dair hadisler sabittir.” (Bedreddin Ez Zerkeşî, El Burhân Fî Ulûmi’l Kur’ân, cilt 1 sayfa 498)
10) “Hadisler, zikrin sesli yapılmasının meşru olduğuna açıkça delalet eder.” (İmam San‘ânî, Subulu’s Selâm, cilt 2 sayfa 706)
11) “Toplu zikir ve yüksek sesle zikir hakkında hadisler sabittir.” (İmam Suyûtî, Netîcetü’l Fikr Fi’l Cehr Bi’z Zikr risalesi)
12) “Zikir meclisleri kurmak ve birlikte zikretmek müstehaptır.” (İmam Tahtâvî, Hâşiye Tahtâvî, sayfa 319)
13) “Zikir meclisleri kurmak ve birlikte zikretmek faziletli amellerdendir.” (İmam Gazali, İhyâu Ulûmi’d Dîn, cilt 1 sayfa 297)
14) “Zikir için toplanmak ve bunu açıktan yapmak caizdir.” (İmam Sübkî, Fetâvâ Sübkî, cilt 2 sayfa 592)
15) “Toplu zikir, kalplerin dirilmesine vesiledir ve meşrudur.” (İmam Sühreverdî, Avârifü’l Meârif, sayfa 266)
16) “Toplu zikir ve zikir halkaları caizdir ve birçok âlim bunu güzel görmüştür.” (İmam Leknevî, Sibâhu’l Hidâye, sayfa 45)
17) “Zikir meclisleri ve topluca zikir yapmak hadislerle sabittir.” (İmam Kastalânî, İrşâdü’s Sârî, cilt 10 sayfa 472)
18) “Zikir için toplanmak ve birlikte zikretmek faziletli amellerdendir.” (İmam Münâvî, Feyzü’l Kadîr, cilt 3 sayfa 213)
19) “Zikir halkaları kurmak ve birlikte zikretmek meşrudur.” (İmam Ali El Kârî, Mirkâtü’l Mefâtîh cilt 5 sayfa 205)
20) “Zikir meclisleri ve topluca zikir caizdir.” (İmam Şürünbülâlî, Merâkı’l Felâh, sayfa 84)
21) “Zikir meclisleri kurmak ve topluca zikir yapmak mendub (güzel) amellerdendir.” (İmam İbn Hacer El Heytemî, El Fetâvâ El Hadîsiyye, sayfa 70)
22) “Zikir halkaları kurmak ve birlikte zikretmek caizdir.” (İmam Hatîb Eş Şirbînî, Muğni’l Muhtâc, cilt 1 sayfa 294)
23) “Vecd hâlinde meydana gelen hareket (raks), kalpteki hâlin dışa yansımasıdır; inkâr edilmez.” (İzz Bin Abdisselam, Kavâidü’l Ahkâm, cilt 2 sayfa 173)
24) “Vecd hâlinde raksın aslı vardır ve inkâr edilmez.” (İbn Hacer El Heytem, El Fetâvâ El Hadîsiyye, sayfa 70)
25) “Vecd hâlinde meydana gelen hareketler kınanmaz; bu hâl ehline mahsustur.” (İmam Remlî, Fetâvâ Remlî, cilt 4 sayfa 382)
26) “Semâ, kalpteki hâli harekete geçirir; bu hâl galip gelince beden de hareket eder.” (Ebu Talib El Mekki, Kûtü’l Kulûb, cilt 2 sayfa 67)
27) “Vecd hâlinde meydana gelen hareketler, kalpteki galebenin eseridir ve ehli için inkâr edilmez.” (İmam Sühreverdî, Avârifü’l Meârif, sayfa 266)
28) “Evliyânın semâ ve vecd hâlindeki hareketleri, kalplerine gelen hâller sebebiyledir.” (İmam Şa‘rânî, El Mîzânü’l Kübrâ, cilt 1 sayfa 150)
29) “Vecd hâlinde hareket eden kişi mazurdur; çünkü bu hâl iradesi dışında gelir.” (İmam Abdülvehhab Eş Şa‘rânî, El Envârü’l Kudsiyye, sayfa 45)
30) “Semâ, kalpteki sırrı açığa çıkarır; hâl galip gelince hareket meydana gelir.” (İmam Kuşeyrî, Er Risâle, sayfa 56)
31) Ashaptan Şeddad b. Evs ile Ubâde b. Sâmit der ki: “Peygamber aleyhisselamın yanında bulunuyorduk. Peygamber aleyhisselam: ‘İçinizde garîb (Ehl-i Kitab) var mı’ diye sordu.
‘Hayır, yâ Rasûlallâh’ dedik. Bunun üzerine kapıların kapatılmasını emretti. ‘Ellerinizi kaldırınız ve Lâ ilâhe illallâh deyiniz.’ Buyurdu. Ellerimizi kaldırdık ve bir saat boyunca birlikte ‘Lâ ilâhe illallâh’ dedik. Rasûlullâh aleyhisselam, elini indirdi. Sonra da: ‘Allah’a hamdolsun. Allah’ım! Sen, beni bu kelime ile gönderdin ve beni bununla memur kıldın. Cenneti de, bana bu söz üzerine vaat ettin. Şüphe yok ki sen, asla vaadinden dönmezsin’ diyerek dua etti. Sonra da: ‘Sevininiz! Hiç şüphesiz Aziz ve Celil olan Allah, sizi bağışladı.’ Buyurdu.” (İbn Hanbel, Müsned, IV, 124; Heysemî, Mecmau’z-Zevâid, I, 19; Hâkim, Müstedrek, I, 501)
32) Şeyhü’l-İslâm İbn Hacer El-Heytemî (r.a) El-Fetâva’l-Hadîsiyye adlı eserinde Vecd ve Semâ hakkında sorulan suâle şöyle cevap veriyor: “Sordular ki: Sûfîlerin vecd halinde yaptıkları raksın aslı var mıdır?
Cevab: Evet, aslı vardır. Rivâyet edildi ki Câ’fer Bin Ebi Tâlib (r.a) Allah Resulü (s.a.v) kendisine sen sûreten ve sîreten bana benziyorsun deyince, gözü önünde raks etmiştir. Sebebi ise Peygamberin (s.a.v.) hitabından lezzet duymasıydı. Allah Resulü de (s.a.v.) bu hareketi yadırgamamıştır. Zikir ve sema’ meclislerinde ayağa kalkıp raks etmek büyük imâmlardan sahih olarak vârid olmuştur. Bunlardan birisi de Şeyhü’l-İslâm İzz Bin Abdisselâmdır.”
33) İmâm Beyhakî, Ebû Nuaym gibi büyük âlimlerin hocası olan Horasanlı, müfessir ve muhaddis İmâm Ebû Abdurrahmân Es Sülemî (r.a) Kitâbü’n Nesîmü’l Ervâh isimli risâlesinde şöyle buyuruyor: Cüneyd (k.s)‘in ashâbından biri şöyle demiş: Biz Sînâ Dağı’nda Cüneyd ile beraberdik. Yanımızda biri gazel okuyordu. Arkadaşlarımız, Cüneyd‘in etrafında vecde gelip raks etmeye başladılar. Birden bire bir râhip ortaya çıktı: “Allah için bana cevap verin” dedi. Vakit çok hoş olduğu için kimse cevap vermedi. Ayıldıkları zaman Cüneyd‘e dediler ki: “Bir râhip bize sesleniyor, Müslümanlık üzerine yemin verdirerek kendisine cevap vermemizi istiyordu.” Cüneyd râhibin yanına gitti. Râhip ibâdete çekildiği odasından inip dedi ki: “İçinizde üstad kim?” Cüneyd‘i gösterdiler. Râhip Cüneyd‘e sordu: “Bu mezhepiniz nedir? Bu yaptığınız hareketler, raks, vecd ve semâ nedir? Bunlar sizin dîninize mi mahsustur, yoksa umûmî midir?” Cüneyd dedi ki: “Bu, dünyadan yüz çevirenlere mahsustur.” Râhip şöyle dedi: “Elini uzat ey Ebû’l-Kâsım, ben şehâdet ederim ki Allah’tan başka İlâh yoktur, O birdir, ortağı yoktur. Yine şehâdet ederim ki Muhammed onun kulu, ve elçisidir. Ben İncil’de görmüştüm ki Muhammed (s.a.v) ümmetinden seçkin bir topluluk, dünyadan yüz çevirmek şartıyla semâda dönecekler, elbiseleri softur, dünyadan sadece bir ekmek kırıntısı ve bir hırkaya râzı olacaklardır. Onlar Muhammed (s.a.v) ümmetinin seçkinleridir.”
34) Şâfî ulemâsından İmâm Münâvî, Tabakâtü’l-Evliyâ isimli eserinde Tarsûsî’den, o da Taberânî’den, o da İmâm Ahmed’in oğlu Abdullah’tan şu bilgiyi aktarır: “İmâm Ahmed Bin Hanbel (r.a)’in meclisinde birisi sûfîlerden, ‘İlimden yoksun bir şekilde mescitte tevekkül edip otururlar’ şeklinde bahsedince İmâm Hanbel, ‘Onları mescitte oturtan ilmin ta kendisidir!’ dedi. ‘Bütün istekleri bir lokma ve bir hırkadan ibârettir’ denilince İmâm Hanbel arzusu bunlar olan kişiden daha mâzur görülebilecek kimse bilmiyorum’ dedi. ‘Bir nağme duyduklarında kalkar ve raks ederler’ denildiğinde ise İmâm Hanbel bırakın Rablerine neşelerini izhâr etsinler!’ şeklinde cevap verdi.”
One thought on “Sesli Zikir Caiz Midir ?”