Ölüye Kuran Okunur Mu ?
Ölüye Kuran Okunur Mu ?
بِسْــــــــــــــــــمِ اﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم
Bir insan akrabasının veya yakın dostunun kabri başında Kuran okusa güzel olur. (Ez Zuhaylî, El Fikhu’l İslâmî, cilt 8, sayfa 49)
Şafi Alimlerine göre kabirdeki Müslümanlar okunan Kuran sevabından faydalanırlar. (Yusuf El Erdebilî, El Envar, cilt 1, sayfa 399)
Bir mezarlıkta ölünün ruhuna okunan Kuran ölüye bölünerek mi, gider tamamı mı gider?” şeklindeki soruya, Şafiden İbn Hacer; “Her ölüye okunan Kuran sevabından tam olarak ulaşır, bu Allah’ın geniş rahmetine en uygun olandır” diye cevap verir. (Buğyetu’l Musterşidîn, sayfa 97)
Tabiîn’den İmâm Şâbî, medineliler, içlerinde birisi öldüğü zaman, sık sık onun kabrini ziyaret ederler ve onun için Kuran okurlardı, demiştir. (İmâm Suyûtî, El Câmî, sayfa 403) Şâbî için onu tanıyanlar: Zamanın en büyük sikâ, fakîh, ve muhaddisidir. İbn Abbâs kendi zamanında ne ise Şâbî de aynı konumdadır, diyerek beşyüz kadar sahâbeyi gören Şâbî’yi övmüşlerdir.
Şâbî’nin bu sözünü, benzer lafızlarla İbn Ebî Şeybe de rivâyet etmiştir. Medineliler, ölünün yanında Bakara sûresini okurlardı. (İbn Ebî Şeybe, cilt 2, sayfa 445)
Ölülere Kuran okunduktan sonra bağışlanan sevap ulaşır. Çünkü Kuran bir duâ, istiğfar, yakarma ve istirhâmdır. (Kurtubî, Et Tezkira, cilt 1, sayfa 103)
Ahmed Bin Hanbel Hazretleri, önceleri, kabirlerde Kuran okunmasını caiz görmemiştir. Daha sonra ise bu fetvasından dönmüştür. Onun dönmesine sebep olan hadise şudur: Ahmed İbni Hanbel Hazretleri, Muhammed Bin Kudâme El Cevheri ile birlikte, bir cenazeye katılmışlardı. Bir adam bu esnada, kabrin başında Kuran okumaya başladı. İbni Hanbel Hazretleri: “Ey falanca, kabirde Kuran okumak bidattır.” Diyerek, Kuran okumasına engel oldu. Bunun üzerine, yanındaki Muhammed Bin Kudâme, Ahmed İbni Hanbel’e şöyle sordu: Mübeşşir Bin İsmail El Halebi hakkındaki düşüncen nedir, ve ondan hadis aldın mı? İbni Hanbel Hazretleri, bu kişinin güvenilir olduğunu ve ondan hadis aldığını söyledi. Bunun üzerine Muhammed Bin Kudâme, Leclac Hadisini, Mübeşşir Bin İsmail’in kendisine rivayet ettiğini söyledi. Leclac hadisi şöyledir: Sahabeden Leclac Hazretleri, oğluna vasiyette bulunurken şöyle demiştir: “Oğulcuğum! Ben öldüğüm zaman beni mezara göm. Beni mezara koyduğun zaman şöyle de: Bismillâhi ve alâ milleti Rasûlillâh sonra da üzerime toprak atarak düzelt. Daha sonra da başımın ucunda Bakara Suresi’nin baş tarafını ve son kısmını oku. Zira ben Rasûlullâh (s.a.v.)’in böyle dediğini duydum.” (Taberani, XIX, 220, 221; İbni Asakir, Tarihu Dimeşk, XXXXX, 292; El-Beyhaki, IV, 56) Bu hadisi duyan İbni Hanbel Hazretleri Kuran okumasını engellediği adamı çağırttı ve okumasına devam etmesini istedi. (İbni Kudâme, El Muğnî, II, 424)
Kişi, namaz, oruç, zekât, hac ve Kuran okumak gibi bir ameli yapar da sevâbını başkasına bağışlarsa bu yapılan bağış yerine ulaşır ve kendisine bağış yapılan kimse bundan yararlanır. Ölü veya diri olması fark etmez. (Aynî, El Binâye, cilt 3, sayfa 844-845)
Ehl’i Sünnet Ve’l Cemâat’e göre bir insan, namaz, oruç, hac, Kuran, zikir, gibi işlediği güzel amellerinin sevabını başkasına hediye edebilir. (İbnü’l Hümâm, Fethu’l Kadîr, cilt 6, sayfa 132; İbn Nüceym, El Bahru’r Râik, cilt 7, sayfa 379; İbn Âbidîn, Reddu’l Muhtar, cilt 2, sayfa 263)
Ölüye Kuran okumak müstehaptır. (Kâdî Îyâz, İkmâlü’l Mulim Bi Fevâid Fî Şerhi Sahîhi Müslim, cilt 11, sayfa 125)
Ziyaretçilerin, kabirde Kuran’dan bir bölüm okumaları müstehaptır. Şâyet Kuran’ın tamamını okurlarsa (hatim yaparlarsa), daha güzel olur. (İmâm Nevevî, El Ezkâr, sayfa 137)
Karşıt Delillerin Çürütülmesi:
Fâtır Suresi, 19-23. Ayetler: “Görmeyenle gören, karanlıklarla aydınlık, gölge ile sıcak bir olmaz. Dirilerle ölüler de bir değildir. Allah dilediğine gerçeği işittirir; ama sen kabirlerdekilere de işittirecek değilsin! Sen ancak bir uyarıcısın.”
Ayetlerin Açıklaması: Müfessirlerin genel kanaatine göre bu karşılaştırmalı örneklerin olumlu olanları hakkı, imanı, iman sahiplerini ve kavuşacakları güzellikleri; olumsuz olanları da bâtılı, inkarcılığı, inkarcıları ve kötü akıbetlerini temsil etmektedir. Bu konudaki yorumları şöyle özetlemek mümkündür: Müminin tuttuğu yol sağlam, ufku ve basireti açık, niyet ve iradesi zinde, yaptıkları kalıcı ve yarayışlıdır. Kâfir ise ölüden farksızdır; basireti kapalı, kalbi kararmış, yaptıkları anlam kazanamamış ve boşa gitmiştir. (Taberî, cilt 22, sayfa 128-129)
Hz. Ömer (r.a.): Yâ Resûlallâh! Ruhsuz cesetlere mi konuşuyorsunuz?! Onlar cîfe hâline geldikten sonra nasıl duyup da size cevap versinler? dedi. Peygamber Efendimiz: Muhammed’in nefsi kudret elinde bulunan Allah’a yemin ederim ki, onlar benim söylediklerimi sizden daha iyi işitirler! Fakat cevap vermeye kâdir olamazlar! buyurdu. (Buhârî, Meğâzî, 8; Müslim, Cennet, 77)
İnsan için ancak çalıştığı vardır. (Necm 39) Bu ayet ispat eder ki insanın sevap defterine sadece kendi amelinin sevabı yazılır; işlemediği bir amelin sevabı yazılmaz. Ölü adına okunan Kuran’da, ölü değil, başkası yapmaktadır. Bu durumda, başkasının okuduğu Kuran sevabının ölüye yazılmaması gerekir. Bu da ispat eder ki ölüye Kuran okumanın faydası yoktur ve caiz değildir.
Bir adam Peygamber Efendimiz (a.s.m.)’a gelerek şöyle dedi: “Annem ansızın öldü. Öyle sanıyorum ki şayet konuşabilseydi sadaka verilmesini vasiyet ederdi. Şimdi ben onun adına sadaka versem sevabı ona ulaşır mı?” Peygamberimiz (a.s.m.): “Evet, ulaşır.” buyurdu. (Buhârî, Cenâiz, 95, Vasâyâ, 19; Müslim, Zekât, 51)
Resulullah (a.s.m.) iki kabre uğradı ve şöyle dedi: Şüphesiz bunlar azap olunuyorlar. Büyük bir günahtan dolayı da azap olunmuyorlar. Onlardan biri idrarından sakınmaz, diğeri ise söz taşırdı. Sonra Resulullah (a.s.m.) yaş bir hurma fidanı istedi. Sonra çubuğu ikiye bölerek, bir parçasını birinin, diğer parçasını da diğerinin üzerine dikti. Sahabeler sordular: Ya Resulallah! Niçin böyle yaptın? Resulullah (a.s.m.) şöyle buyurdu: Bunlar kurumadığı müddetçe azapları hafifletilir. (Buharî, Vudu, 55; Müslim, Tahâret, 34; Ebû Dâvûd, Tahâret, 11; Tirmizî, Tahâret, 53; Nesâî, Tahâret, 27) Bu gibi hadisler çoğaltılabilir, eğer “İnsan için ancak çalıştığı vardır.” ayetini mutlak kabul edersek, bu hadisler haşa Ayet ile mi çelişiyor diyeceğiz…
Ölülerinize Yâsîn okuyunuz. (Ebu Davud, Cenaiz, 24; İbn Mace, Cenaiz, 4)
Muhibbüddin Et Taberî hadisin zahiri anlamını alarak, ölüler ifadesiyle kastedilenin, ruhu bedenden ayrılan kişi olduğunu ve hadisin, ölmek üzere olanlara hamledilmesinin, hiçbir dayanağının olmadığını söyler. (İbni Hacer, Telhisu’l Habir, cilt 2, sayfa 650; Şirbinî, Mugni’l Muhtac, cilt 2, sayfa 5)
Hatim Duasının Yapılışı Ve Delilleri
Nas Suresinin Okunuşu⤵

Fatiha Suresinin Okunuşu⤵

Bakara suresi ilk 5 ayeti⤵

“Amin! Elhamdu lillahi rabbil alemin, ve’l akibetu lil muttekin va’s salatu ve’s selamu ala seyyidina Muhammedin ve ala alihi ve ashabi ecmain.”
Ey Yüce Rabbimiz! Sen bütün mahlukatına merhametli bilhassa inanmış kullarına pek lütufkarsın, el açtık kapına geldik sana dua ve niyazlarımızla yalvarıyoruz, dualarımızı kabul ederek bizleri af kapından boş çevirme. Kıyamet gününün tek hakimi ve sahibi sensin, bizlere orada acı, cehennem azabından koru. Biz yalnız sana kulluk eder ve yalnız senden yardım dileriz, bizleri ibadet ve itaatın yolundan hiç bir zaman ayırma. Hidayet üzere devamlı kalmayı, muttaki kullarından olmayı, dünya ömrümüzü iffet ve şerefimizle geçirmeyi cümlemize nasip eyle. Ya Rabbi, dünyanın dört bir yanında zulme maruz kalmış bütün Müslüman kardeşlerimizin hallerini sana arz ediyoruz, zulmedenleri ıslah eyle, ıslah olmaları mümkün değilse, onları Kahhar isminle kahreyle. Gadabından hoşnutluğuna, cezandan affına, şeytanın şerlerinden senin sonsuz rahmetine sığınıyoruz, sen affedicisin, affetmeyi seversin, bizleri de affeyle! Ahir ve akıbetimizi hayreyle! Son nefesimizde kelime’i tevhid söylememizi nasip eyle! Ölmüşlerimize af ve mağfiret eyle! Bizi şeytan ve düşman şerrinden ve nefs’i emmaremizin şerrinden muhafaza eyle! Evimize iyilikler, hayırlı ve bereketli rızıklar, ehl’i İslama selamet ihsan eyle! Din düşmanlarını kahru perişan eyle! Kâfirlerle cihad etmekte olan müslümanlara imdad’ı ilahiyyen ile imdat eyle! Ya Rabbi, hastalarımıza şifa, dertlilerimize deva ihsan eyle! Cennetinle cemalinle bizleri müşerref eyle ve duamızı yüce dergahında kabul eyle. Riyadan, nifaktan, şikaktan, her türlü hastalıktan, kazadan, beladan, tembellikten, acizlikten, zelil olmaktan, zulüm görmekten, azdıran zenginlik ve azdıran fakirlikten, şeytan ve nefsin şerrinden, düşman galebesinden, kötü huydan, bid’at işlemekten, dalalete düşmekten, ihlassız amelden, her çeşit günahtan, küfre girmekten, erzel’i ömürden, ölürken gelecek fitnelerden, dinimize, dünyamıza zarar verecek şeylerden bizleri koru! Hakiki iman, güzel bir ahlak, şükredici bir kalb, zikredici bir dil, kaza ve kadere rıza gösteren hayırlı bir ömür, az yemek, az uyumak, az konuşmak, az gülmek ve çok hizmet etmeyi, kabir azabından ve ahiret dehşetinden kurtulmayı, ömür boyu rızana uygun iş yapmayı, şehit olarak ölmeyi ve son nefeste Ehl’i Sünnet itikadına uygun bir iman nasip eyle. Şerefimiz olan dinimizi, dünyamızı ahretimizi mamur eyle. Hiçbir gölgenin olmadığı o dehşetli hesap gününde, senin gölgenin altında bulunmayı nasip eyle, amin…
Ey Kadir’i Kayyûm olan yüce Allah’ım! Varlığın, birliğin ve azameti şanın hürmetine; okunan hatimden hasıl olan ecir ve sevabı evvelen bizzat, hocayı kainat, hulasa’i mevcudat, Seyyid’ül beşer, Sultan’ül Enbiya, Bürhan’ül Asfiya, iki cihan güneşi sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.) Efendimizin aziz ve münevver ruhu tayyibelerine tarafımızdan acizane hediye eyledik, vasıl eyle… Hassaten ilk peygamber Hz. Adem ile son peygamber Hz. Muhammed aleyhisselâm arasında gelmiş geçmiş tüm Peygamberlere hediye ettik, vasıl eyle, ayrıca; Cihâr’ı yâri güzin, ezvâcı mutahherât, aşere’i mübeşşere, ashabı suffe, ashabı bedir, ashabı uhud, ashabı huneyn, ensâr ve muhâcirîn, ashâbı kiram, tâbiin, tebe’i tâbiin, eimmei müçtehidin, evliyayı müttekîn, müfessirin, muhaddisin, rıdvanullahi teâlâ aleyhim ecmain hazretlerine de hediye ettik, vasıl eyle ve hassaten bu hatimin yapılmasında emeği geçen ve topluluğumuza sebep olanların amin diyen cemaatimizin ve ahirete göç eylemiş geçmişlerinin, dünyada anacak kimsesi kalmamış Müslüman kardeşlerimizin ruhlarına ve üzerimizde emeği geçen tüm kardeşlerimize hediyeye eyledik, sen ulaştır Allah’ım! Hatime katılan tüm kardeşlerimizin gönüllerindeki muratlarına hayırla birlikte kavuşmalarını, iki cihanda senin nurunla pür nur olmalarını nasip eyle, günahları varsa, onları hasenata tebdil eyle varsa bütün sıkıntılarını sen izale eyle. Senin affına merhametine ve lütfuna daha çok ihtiyaç duyduğumuz şu zamanda bizleri sensiz bırakma, sana yalvarıyoruz kapına geldik bizleri boş çevirme Allah’ım! Ahirete göç eylemiş, kemikleri çürümüş bir Fatiha’ya muhtaç olanların kabirlerini Kuran’ın nuru ile aydınlat, makamlarını cennet eyle. Beşer olarak, şaşarak işledikleri kusurları sebebiyle kabir azabı çekenler varsa, okunan Kuran hürmetine sen onları kurtar. Sevgili Peygamber (s.a.v.)’in hürmetine kabe’i muazzama, ravza’i mutahhera ve diğer mukaddes yerler hürmetine sen onlara acı Allah’ım! Yâ ilâh’el alemin, fazlı kereminle ayıplarımızı mestur, çalışmalarımızı makbul, kalplerimizi mesrur, din ve dünyamızı mamur, hatmimizi kabul ve bereketli eyle amin. “Subhane rabbike rabbi’l izzeti amma yesifun ve salamun ale’l murselin ve’l hamdu lillahi Rabbi’l alemin” lillâhi El Fatiha…
DELİLLERİ⤵
Kur’ân’ın hatminden sonra dua etmek sünnettir. Kuvvetli derecede müstehab olduğu da söylenmiştir. (Nevevî, El Ezkâr, sayfa 136)
Hatim duasına geçmeden önce Nas ve Fatiha sureleri ile Bakara suresinin başından beş ayet okumak sünnettir. Bu konuda Übey bin Ka’b’ın şöyle dediği nakledilir: “Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem), Nas suresini okuduğu zaman, Fatiha suresine başlar, sonra Bakara suresinin başından “ve ulaike humu’l-müflihun”a kadar okur, hatim duasını yapar, daha sonra da kalkardı.” (Suyuti, El İtkan, cilt 1, sayfa 313)
Enes b. Mâlik’ten rivayet edilen bir hadise göre Hz. Peygamber (asm), hatim yapacağı zaman ehl-i beytini toplar ve hatim duası yapardı. (El Fûrî, Kenzü’l Ummâl, cilt 1, sayfa 392)
İbn Mes’ud’un rivayetine göre de, Hz. Peygamber (asm) ehl-i beytini toplar, dua eder, onlar da “âmîn” derlerdi (Sehavi, Cemalü’l Kurrâ, sayfa 34)
İbnü’l-Cezerî, Câbir b. Abdullah’dan rivayet edilen; “Kur’an sahibinin kabul olunmuş bir duası vardır. Allah isterse onu sahibine hemen dünyada verir, dilerse onu âhirete bırakır.” hadisine işaret ederek, “Kur’an’ı hatmedenin bu hadisin zâhirî manasına göre, dua etmesi müstehaptır” demektedir. (İbnü’l Cezerî, Takrîbu’n Neşr, sayfa 194)
Sahabeden Abdullah b. Mesud, Abdullah b. Abbas ve Enes b. Mâlik başta olmak üzere bazı sahabilerin de hatim dualarına katıldıkları, aile fertleriyle birlikte hatim duası yaptıkları rivayet edilmiştir. (Dârimî, Fazâilü’l Kuran, sayfa 33)
Mücâhid de, sahabenin hatim duasına iştirak etmeye özel bir önem verdiğini belirtmek üzere “Ashab-ı Kiram, ilâhî rahmet iner diye hatim esnasında hazır bulunurlardı” demektedir. (Suyûtî, İtkân, cilt 1, sayfa 311)
2 thoughts on “Ölüye Kuran Okunur Mu ?”