Yanmaz Kefen Var Mıdır ?
Yanmaz Kefen Var Mıdır ?
بِسْــــــــــــــــــمِ اﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم
Yazar Murat Ağırel ile konuşan Ahmet Mahmut Ünlü, tartışmalara konu olan ve 200 TL’den satılan ‘yanmaz kefen’ ile ilgili olarak “Ben yanmaz kefen diye bir şey konuşmadım. Allah senin ameline bakar, sen bozuksan seni kimse kurtarmaz. Onu da yanmaz kefen olarak sundular” dedi.
“Bursa’da satan bir adam durumu istismar etti”
“Yanmaz kefen” diye bir şey söylemediğini belirten Ünlü, şunları söyledi:
“Kefen bir kere talep üzerine yapıldı. Ceylan derisi, safran mürekkebi, Allah’ın bazı isimleri filan yazıldı. Kaynaklarımda bunlar var. Kitaplarım var, bu yüzden talepler geldi. Kendime bile kenara bir kefen bile ayırmadım. Ama hazırlamam lazım. Bunların birçoğu hediye dağıtıldı. Fiyatı 200 TL olarak belirlenmişti. Yani iki katı ilmek ile yapıldı. Bunları Bursa’da 380 TL’ye satan biri ortaya çıktı. Bu konu dile getirildi. Bana hesap sorulmaya başlandı. Bu kefenler sipariş üzerine yapıldı, satışı filan olmadı. Bunu Bursa’da satan adam durumu istismar etmiştir. Bunlara ben lanet ediyorum. Su dağıttık, adam suyu almış Tokat’ta satıyor. Ben tanımam etmem. Telefon geldi. Şimdi su işi çıktı. Allah lanet etsin ya. Olmuyor böyle. Ben kaynaksız bir iş yapmadım. Bu kefenler, ismi yazılan kişilere iletildi. Satışı yok, ikinci baskısı yok. Ben yanmaz kefen diye bir şey konuşmadım. Allah senin ameline bakar, sen bozuksan seni kimse kurtarmaz. Onu da yanmaz kefen olarak sundular.”
” YANMAYAN KEFEN “
Evvela Anlayalım Ki Bu Kefeni Aldık Sardık Artık Yanmayız Die Bir Bahis Yoktur Vesile Vardır
Şu Hadis Gibi
1. Peygamber-sallallahu aleyhi ve sellem- yaş bir dalı alarak ortasından ikiye ayırdı ve her bir parçasın bir kabrin üzerine dikti. Sahâbe: Ey Allah’ın elçsi! Bunu niçin yaptın? Sorduklarında şöyle buyurdu: Bu iki dal, yaş kaldıkça o ikisinden azabın hafifletimesini ümit ederim’ buyurdu.”
Buhârî, hadis no: 218, Müslim, hadis no: 292
2. Büyük İslâm İlmihâli’nin Namaz bahsinin 586. maddesi şöyledir:
“Ölünün alnına veya sargısına veya kefenine, kendisinin iman üzere, ezeli ahd üzerinde sabit olduğuna dair ‘Ahidnâme’ denilen bazı mukaddes kelimeler yazılması takdirinde Yüce Allah’ın mağfiretine kavuşulacağı umulur, denilmiştir
3. Esmai İlâhiyei Zâti’yeden bir ismi şerif de «Yâ İlâ-hel âlihe»dir. Yani Hakkıyla mâbud (İbadet edilen) … Eğer bu isim kefene yazılsa o ölüye sual olunmaz. Muhyiddin Arabi K.s
4. Şihabeddin Sühreverdî Hz’nin Şerhu’l-esmai’l-erba’in Kitabı Yazma Nushasında (Ayasofya) No 377 Varak 113 Ayasofya No3358 Varak 145-146 ve daha nicesi yazılarında kefen üzerine ismi şerifler yazılabilir diyor.
5. Muhammed ibni Hatîrüddîn Hz’leri el-Cevâhiru ‘l-hams kitabında kefen üzerine ismi şerifler yazılabilir diyor.
6. Sultan 2. Abdülhamid Han ölümüne yakın vasiyet olarak kefeninin içine göğsüne Ahidname duası, yüzüne hırkai saadet destimali, tabutun üzerinede Kabe örtüsü örtülmesini istedi ve vefat ettiğinde aynı şekilde bu vasiyeti yerine getirildi. Sultan I. Ahmed, Sultan Kayıtbay’ın, nesl-i Cenab-ı Peygamberi’den bir zattan 20 bin dinara alarak türbesine koyduğu Kadem-i Şerif’i İstanbul’a getirtmiş ve önce Eyüp Sultan Türbesi’ne, inşaası tamamlandığı zaman da Sultanahmed Camii’ne naklettirmişti. Daha sonra görmüş olduğu bir rüyadan dolayı Kademi Şerifin aslını geri yollayıp, kademi şerif şeklinde süretini yaptırıp üzerine şu beyitleri yazdı ;
“N’ola tâcum gibi başumda götürsem dâim
Kadem-i nakşını ol hazret-i şâh-ı rusülün
Gül-i gülzâr-ı nübüvvet o kadem sahibidür
Ahmedâ turma yüzün sür kademine o gülün”
Ve bu kademi şerifi cuma ve bayram günlerinde hilâfet sarığına taktı.
Şimdi ne yazık ki koca Osmanlı sultanlarının itikad ettiği kefene dua yazılması ve kademi şerif ile bereketlenmeyi,sözde dindarlar bile ” YANMAZ KEFEN VE TERLİK ” diyerek dalga geçer oldu ! Bu hale nasıl geldik ? YANMAZ KEFEN, TERLİK diye tenkit ettikleri uygulamaları yapan o koca padişahlar izzet içinde yaşadı, devleti de izzetle yönetti, şimdi YANMAZ KEFEN, TERLİK diye kefene yazılan dua ile, Kademi Şerif ile alay eden sözde akılcı, mantıkçı müslüman bozuntuları ise kafirin oyuncağı olmuş, zillet içinde yaşıyor ! O cihan padişahları dahi ” işittik, iman ettik ” derken, kefene konan dualardan, Rasulullah’ın hatıralarından bereketlenirken şimdi bu gibi teberrüklerle YANMAZ KEFEN, TERLİK, HURAFE Diyip Dalga Geçtiler