Reddiyeler Tüm Yâzılar

Kurâniyyûn

بِسْــــــــــــــــــمِ اﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

Sözü edilen düşünce, bir cemaat kimliğiyle 1902 yılında Abdullâh Çekrâlevî tarafından “Ehlü’z Zikr Ve’l Kur’ân” adıyla Lahor’da ortaya çıkarılmıştır. Sünneti teşri kaynağı olarak görmediği için hadis külliyatını kökten reddeden ve de kendilerine Kuran’a tabi olanlar manasına gelen “Kur’âniyyûn” olarak nitelendirmişlerdir…

Öncülerinden bazıları; Seyyid Ahmed Han, Moulví Cherágh Ali (Çerağ Ali), Abdullâh Çekrâlevî, Ahmedüddin Amritsarî, Muhammed Eslem Cerâcpûrî ve Gulâm Ahmed Pervîz’dir…

Abdullâh Çekrâlevî’nin ölümünden bir süre sonra adı Ümmet-i Müslim Ehlü’z Zikr Ve’l Kur’ân olarak değiştirilen, Pakistan’ın muhtelif şehirlerinde mescid ve merkezleri bulunan hareket, İşâʿatü’l Kurʾân, Belâġu’l Kurʾân, El Beyân, Feyz-i İslâm, Ṭulûʿ-i İslâm adlı dergiler Ümmet-i Müslime adlı cemiyet ve kollarından biri olan “Tahrîk-i Tulû-i İslâm” adında çeşitli bir çok batıl kuruluşa imza attılar.

Bir kaç batıl düşüncelerine örnek;

Ahmed Han ve Gulâm Ahmed Pervîz’e göre Cebrail, Allah’ın peygamberlerine vahyi ulaştıran kuvvetidir. (Gulâm Ahmed Perviz, Lugatü’l Kuran, I, 415)

Gulâm Ahmed Pervîz, zekâtın İslâm devleti tarafından toplatılacağını ve bunun vergiden başka bir şey olmadığını söyler. Böyle bir devlet yoksa zekât sorumluluğu ortadan kalkar. (Kurânî Faysaley, I, 116)

Ahmedüddin sadece iki vakit namazın farz olduğunu ileri sürmüştür. (Beyan li’n-nas, I, 56-124)

Abdullâh Çekrâlevî, Burhanu’l Furkan Alâ Salati’l Kur’an kitabında beş vakit namazın detaylarını Kur’an’dan çıkarılabileceğini ispatlamaya çalışırken şöyle der: “Allah’ın kitabı mükemmel ve ayrıntılıdır, Peygamber’in onu tefsir ve şerh etmesine ve izahatta bulunmasına ya da Kur’an’a uygun bir ameli öğretmesine ihtiyaç yoktur.”

1963’e doğru hareket yavaş yavaş dağılmış ve günümüzde pekte önemli bir etkisi kalmamıştır, lakin bizler belki oraya kaymış olan birini bile kurtarma düşüncesinde olduğumuz için bu yazımıza saatlerimizi verdik, Allah için uyanık olalım…