Abd Kays’dan bir heyet Medineye geldi ve onlardan biri (Zaid) şöyle dedi: Kim atından daha önce inebilicek (ve eve gidecek) diye yarıştık, Peygamberin (sav) elini ve ayağını öpmek için, ve bunu ilk gerçekleştiren Eshac idi!(Ebu Davud (Kitab al-Adab, 4548), Taberani (Mucemul Kebir 5313, Mucemul Evsat 418), Bezzar (Zevaid3:278), Buhari (Edeb el Mufred 978), İbn Hacer (Fethul Bari 11-57)
2) Şueyb dedi ki: Ben Ali’yi (r.a) Abbas’ın (r.a) ellerini ve ayaklarını öperken gördüm. (İmam Buhari, El Edeb El Müfred 976)
3) Ebu Hureyre (radıyallahu anh) diyor ki: “Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bir eve girmek istediği zaman evdekiler saygıdan dolayı ayağa kalkardı.” (Beyhaki, Medhal (766), Tahavi, Şerh Müşkili’l-Asar (2/37) ve Bezzar, Müsned (2/423)
4) Ebu Hureyre radıyallahu anh rivayet ediyor: “Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bizimle birlikte Mescid’de oturup sohbet ederdi. Kalktığı zaman biz de kalkar ve eşlerinden birinin evine girdiğini görünceye kadar da ayakta kalırdık.” (Ebu Davud 5/133-134 (4775) ve Nesai, Kasame (8/33-34).
5) Kurayza Yahudilerinin teslim olma sürecinde hüküm verecek olan Sad b. Muaz radıyallahu anh merkebi üzerinde gelince Resulullah Efendimiz “hayırlınız, efendinize ayağa kalkın” buyuruyor. (Buhari, Cihad (4/81), Müslim, Cihad 3/1389 (1768) ve Ebu Davud (5216) rivayet ettiler.) Dolayısıyla el öpmeye, ayağa kalkmaya “bidat ve şirk” gibi tanımlamalar yapmak bilgi eksikliği ve ideolojik bir sapmadan kaynaklıdır.