Âkâid-İzâle Tüm Yâzılar

Her Bidat Delalet Midir ?

Her Bidat Delalet Midir ?

بِسْــــــــــــــــــمِ اﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

1) İmam Gazali Kuran mushaflarına noktalar eklenmesi bahsinde dedi ki: Bir çok sonradan çıkmış mesele güzeldir. Teravih namazı ile ilgili söylendiği gibi. Bu Ömer’in (r.a) bidat’ları arasındaydı ve güzel bir bidattı. Suç olan bidat, sünnete muhalif olan veya sünneti değiştirmeye yol açandır. (İmam Gazali, İhyâ-u Ulûmiddin, cild 1, sayfa 276)

2) İmam Müslim Sahîh’inde Jarîr İbnu Abdillâ El Beclî’nin hadîsini rivâyet ediyor, Jarîr şöyle diyor, Resulullâh (s.a.v.) şöyle dedi: Bir kimse, sünneti hasene çıkarırsa, (iyi bir çığır açarsa) kıyamete kadar onunla amel edenlerin sevabı kadar sevap alır. Bir kimse de sünneti seyyie çıkarırsa, (kötü bir çığır açarsa) kıyamete kadar onu işleyenlerin günahı kadar günah kazanır.

3) Kitap ve Sünnet’e uygun olarak ortaya konan bidat’ların “bidat-ı hasen’e”, bunlara aykırı olanların ise “bidat-ı seyyi’e” olduğunu söyleyenlerin başında İmam Eş Şâfî gelmektedir. (Ebû Nuaym, Hilyet’ül Evliyâ, cild 9, sayfa 113)

4) “Bid‘at iki kısımdır: Övülen ve yerilen.” (İmam Şafi, Menâkıbü’ş Şâfiî (Beyhakî), cilt 1 sayfa 469)

5) “Bid‘at beşe ayrılır: Vacip, haram, mendub, mekruh, mubah.” (İzz bin Abdisselam, Kavâidü’l Ahkâm Fî Mesâlihi’l Enâm, cilt 2 sayfa 173)

6) “Bid‘at, şer‘e aykırı ise kötü; değilse güzel olabilir.” (İmam Nevevî, Tehzîbü’l Esmâ Ve’l Lugât, cilt 3 sayfa 22)

7) “Bid‘at aslında sonradan ortaya çıkan şeydir; şer‘e uygun olanı övülür, aykırı olanı kınanır.” (İbn Hacer El Askalânî, Fethu’l Bârî, cilt 13 sayfa 253)

8) “Bid‘atler; Vacip, haram, mendub, mekruh ve mubah olmak üzere kısımlara ayrılır.” (İmam Suyûtî, El Emru Bi’l İttibâ, sayfa 89)

9) “Her bid‘at kötü değildir; bid‘atler kısımlara ayrılır.” (İmam Kurtubî, Tefsîr Kurtubî, cilt 2 sayfa 87)

10) “Selefin ‘bid‘at’ dediği şeyler, bazen lügavî bid‘attir; hepsi dalâlet değildir.” (İmam İbn Receb El Hanbelî, Câmi‘u’l Ulûm Ve’l Hikem, cilt 2 sayfa 128)

11) “Bid‘at, şer‘e uygun veya aykırı oluşuna göre değerlendirilir.” (İmam Zerkeşî, El Bahrü’l Muhît, cilt 1 sayfa 280)

12) “Bid‘atlerin hepsi kötü değildir; bir kısmı mendub olabilir.” (İmam Sübkî, Fetâvâ Sübkî, cilt 2 sayfa 592)

13) “Bid‘at, iyi ve kötü olarak ikiye ayrılır.” (İmam İbnü’l Esîr, En Nihâye Fî Garîbi’l Hadîs, cilt 1 sayfa 106)

14) “Bid‘atler, hüküm bakımından farklıdır; hepsi sapıklık değildir.” (İmam Molla Hüsrev, Dürerü’l Hükkâm, cilt 1 sayfa 94)

15) “Bid‘at iki çeşittir: Şer‘e uygun olan güzel, aykırı olan kötü bid‘attir.” (İmam İbn Kesîr, Tefsîr İbn Kesîr, cilt 1 sayfa 154)

16) “Bid‘atler kısımlara ayrılır; Hepsi sapıklık değildir.” (İmam Sefârînî, Gıdâü’l Elbâb, cilt 1 sayfa 152)

17) “Bid‘at, şer‘e uygunluk ve aykırılık açısından değerlendirilir.” (İmam Taftazânî, Şerhu’l Akâid, sayfa 180)

18) “Bid‘at, mutlak kötü değildir; hükmü şer‘e göre belirlenir.” (İmam Cürcânî, Et Ta‘rîfât, sayfa 44)

19) “Sonradan ortaya çıkan her şey kötü değildir; güzel olanları da vardır.” (İmam Ebû Şâme, El Bâis Alâ İnkar’il Bida, sayfa 21)

20)

Resulullah buyuruyor: Sonradan ortaya çıkan şeylerden sakının! Çünkü her bidat delalettir. Resulullah bu sözüyle ümmeti sonradan ortaya çıkarılmış bidat işlerden sakındırmak istemiştir. “Her bidat delalettir” sözüylede bunu muhkemlendirmiştir. Bidat’tan murad Şeriat’ta ona delalet eden bir aslı olmadan ortaya çıkarılan şeylerdir. Şeriat’ta ona delalet eden bir aslı olan yeniliklere gelince, bunlar lügati manada bidat olsada, şêri manada bidat değildir. (Zeynuddin İbn Receb, Camiul Ulum Vel Hikem, cild 2, sayfa 127)

“Her bid‘at dalâlettir’ hadisi, kötü bid‘atlar içindir.” (İmam Ali El Kârî, Mirkâtü’l Mefâtîh, cilt 1 sayfa 216)

“Her bid‘at dalâlettir’ hadisi, şer‘e aykırı olanlar içindir.” (İmam Abdülhay El Leknevî, Sibâhu’l Hidâye, sayfa 45)

Müslim’de yer verilen bir rivayete göre, Efendimiz (s.a.v.) hutbelerinin başında teşehhüd (kelime-i şahadetten) sonra, meal olarak şu ifadeye yer verirlerdi: “Muhakkak ki, en güzel söz sözlerin en güzeli Allah’ın kitabıdır. (Hedyin) yol gösterici rehberlerin en güzeli, Hz. Muhammed’in rehberliğidir. İşlerin en kötüsü sonradan icat edilenlerdir (bidatlardır). Her bidat dalalettir.” (Sahih-i Müslim, Cuma, 13; İbn Hacer, cild 10, sayfa 511)

Peki burada (hepsi) kelimesi var iken bidatın hasenesi veya seyyiesi olur mu ?
Konuyla ilgili rivayetlerin tamamını bir arada değerlendirmeye almazsak, ulemanın “bidatı hasen’e, bidatı seyyi’e” ayrımının bu hadise açıkça aykırı olduğunu söylemek kaçınılmaz olur. O halde ulemanın bu ayrımını neye dayanarak yaptığını ortaya koymak durumundayız. Nitekim Alimler bir fetva meselesinde küçüğe, büyüğe, konuma, avama yani duruma göre fetva verirlerdi tıpkı doktorların herkesin bünyesine göre ilaç vermesi gibi, bundan ötürü o vakitte ki malumatı iyi bilmek değerlendirmek gerekir. Konuyla ilgili rivayetlerden birinde Efendimiz (s.a.v)’in şöyle buyurduğu nakledilmiştir: “Bizim şu işimizde (din konusunda) ondan olmayan bir şey ihdas eden kimsenin bu ameli merduttur.” (Sahih-i Buhârî, Sulh, 5; Sahih-i Müslim, Akdiye, 17; Sünen-i Ebû Dâvûd, Sünnet, 5-6) Bu rivayeti hesaba katarak düşündüğümüzde, “dalalet” olarak tavsif edilen bidatın, dinde bir asla dayanmayan, Şêrî kavaid ile çatışma halinde olan iş, söz, davranış ve uygulamaları anlattığı sonucuna ulaşırız. Zira rivayette, merdut olma özelliği, dinde bir asla dayanmama şartına bağlanmıştır. Öte yandan yine Efendimiz (s.a.v)’in şöyle buyurduğu sabittir: “Kim iyi bir sünnet ihdas ederse (güzel bir çığır açarsa) onun sevabı ve onunla amel edenlerin sevabının misli kendilerininkinden bir şey eksilmeksizin ona verilir. Kim de kötü bir sünnet ihdas ederse (kötü bir çığır açarsa) onun günahı ve onunla amel edenlerin günahının misli onlarınkinden bir azalma olmaksızın kendisine yüklenir.”(Sahih-i Müslim, Zekât, 69, İlm, 15; Sünen-i Tirmîzî, İlm, 16; Sünen-i İbn-i Mâce, İmân, 14; Ahmed Bin Hanbel, II, 504, IV, 360) Bu rivayet de, dinde sonradan ortaya konan her uygulama ve işin, sahibini ateşe götürücü bidat olmadığını, bu özellikte olanların Kuran, Sünnet ve Şer’î kavaid ile çelişen “kötü” çığırlar olduğunu ortaya koyan temel referanslardan birisidir.