Âkâid-İzâle Tüm Yâzılar

Allah’ın Ruhu Var Mıdır ?

بِسْــــــــــــــــــمِ اﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

Allah’ın “Ruhu var” denilmez. Hiçbir şekilde Allah’ın ruhundan söz edilmez. Çünkü, ruh varlığın bir parçasıdır. Allah ise parçalardan münezzehtir. İhlas suresi bunu ders vermektedir. 

Allah’ın insana “ruhundan üflemesi” ifadesi, kuşkusuz, ona hayat, bilinç ve duyarlık, yani bir can bahşettiğini dile getiren mecazî bir ifadedir. 

Bir padişahın muhatabını şereflendirmek için “Benim kalemimle yaz; benim defterimde yaz” şeklinde kullandığı ifadeden “Kalem ile defterin” padişahın bir parçası olduğu yorumu çıkarılamayacağı gibi, “Ruhumdan üfledim” ifadesinden de ruhun Allah’ın bir parçası olduğunu düşünmemek gerekir. Yine Nitekim, bir kimseye hediye edeceğimiz bir kalemi verirken, “Kendi kalemimi size özel hediye ediyorum.” İfadesi, “Şu kalemi size hediye ediyorum.” İfadesinden çok daha şık, daha onurlandırıcıdır. 

Allah’ın “kendi ruhu” ifadesine yer vermesi, insana verilen ruhun, diğer canlılara verilen ruhtan çok farklı olduğu ve harika bir mahluk olduğuna işaret etmek içindir. (Kurtubî, ilgili ayetin tefsiri) 

Nitekim aynı anlatım, Hz. İsa (as)’ın çamurdan yaptığı kuş maketlerine üfleyerek can vermesi bağlamında da kullanılır. 

“Ben size çamurdan kuş gibi bir şey yapıp ona üfleyeceğim, Allah’ın izniyle, hemen kuş olacaktı.” (Âl-i İmran 49) 

“Sen iznimle, çamurdan kuş gibi bir şey yapmış, ona üflemiştin de iznimle kuş olmuştu.” (Maide 110) 

Ayetlerinde çamurdan yaptığı kuş maketlerine İsa (as)’ın üfleyerek can verdiği, yani dirilttiği belirtilir. Kuşlara can vermesine bakarak ne Hristiyanlardan ne de başkalarından İsa (as)’ın ruhunun o kuşlara hulul ettiğini, sindiğini, böylece söz konusu kuşların İsalık özelliği taşıdığını veya İsalaştığını bugüne kadar kimse söylememiştir. Oysa İsa (as)’ın Hz. Meryem’den babasız doğmasını emrederek ve ona can vererek yaratması karşısında Hristiyanlar, Allah’ın ruhunun Meryem’e ve oğlu İsa’ya hulul ettiğine inanmış, İsa’nın Allah’ın oğlu olduğunu söylemiş ve hem kendisini hem annesini tanrılaştırmışlardır. Onun için Baba, Oğul, Allah, İlah, Kutsal Ruh, İnsan-Oğul, Rab gibi isim ve unvanlarla anmışlar ve anmaya devam etmektedirler. Yani Hz. İsa, Allah, ilah/tanrı veya ilah-oğul, yarı tanrı değil, yalnız ve yalnız Allah’ın “Ol” emri ile yarattığı bir peygamberdir. 

Onun için ‘ruh’un Allah’a izafeten “Ruhî = ruhum, ruhihî = ruhu, nuhuna / ruhana / ruhina = ruhumuz” şeklinde tamlama formunda kullanılması, Kur’an’da kullanılan beytullah = Allah’ın evi, nâketullah = Allah’ın devesi, ibâdullah = Allah’ın kulları, eyyâmullah = Allah’ın günleri, azâbullah = Allah’ın azabı, gadabullah = Allah’ın gazabı, arzullah = Allah’ın arzı, rasulullah = Allah’ın elçisi, kitabullah = Allah’ın kitabı, kelâmullah = Allah’ın kelamı, abdullah = Allah’ın kulu vb. Kullanışlardan farksızdır. Allah ismi ile tamlama yapan bu şeyler nasıl ki Allah’ın kendisi veya parçası değilse, onun yerini tutan zamirle tamlama formunda kullanılan ruh da Allah’ın kendisi veya parçası değildir.