Reddiyeler Tüm Yâzılar

Ali Suavi

Ali Suavi

بِسْــــــــــــــــــمِ اﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

“Yarım Fakih Din Yıkar” (Ulûm, nr. 17, 1870) adlı makalesinde, devlet idaresinde din ile dünya işlerinin birbirinden ayrılması gerektiğini savunur. Ona göre medenî bir devlet iktisat, tarih, coğrafya ve ahlak bilgisiyle mücehhez yöneticiler tarafından idare edilmelidir.

Dini devletten ayırmanın caiz olmadığına dair delillerimize linkten ulaşabilirsiniz.⤵

Dini Devletten Ayırmanın Hükmü ?

“Kudret-i Siyâsiye Der Düvel-i İslâmiye” (Ulûm, nr. 16, 1870) adlı diğer bir makalesinde, peygamberimizin hilafet diye bir vekâlet makamı bırakmadığını, bu yüzden hiç kimsenin “Halîfeyi Resûlullah” olamayacağını, halife tabirinin “halef” mânasında sadece Hz. Ebû Bekir’e ait bir unvan olduğunu ileri sürer. Bu yüzden Osmanlılar’daki devlet yönetiminin Şer’î esaslara dayanmadığını iddia eder.

Namazda sûrelerin Türkçe mealinin okunabileceğine cevaz verildiğini (Lisan ve Hatt-ı Türkî, Ulûm, nr. 3, 1869), hutbelerin ise Türkçe okunmasında mecburiyet olduğunu dile getiren Ali Suâvi, yine de İslam vahdeti bakımından, namaz ibadetinde sûrelerin Arapça okunması gerekliliğini kabul eder (Zamâne Hutbesi, Ulûm, nr. 18, 1870)