Âkâid-İzâle Tüm Yâzılar

Havz-ı Kevser’in Varlığına İnanmak

بِسْــــــــــــــــــمِ اﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

Şüphesiz, biz sana Kevser’i verdik. (Kevser Suresi 1. Ayet)

Abdullah İbni Amr (Radıyallahu Anh) dan rivayet edildiğine göre bu hususta Resulullah
(sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Benim havzım (açıları eşit olmak üzere) bir aylık genişliktedir. Onun suyu sütten beyaz, kokusu miskten daha hoştur. Bardakları gökteki yıldızlar gibi çoktur. Ondan (bir kere) içen artık ebedi susamaz.” (Buhari, Rikâk:53, No:6208, 5/2405, Müslim, FezâiI:9, No:2292, 4/1793, Ahmed İbni Hanbel, Müsned, No:15123, 5/189)

Resûlullah sallâllâhu aleyhi ve sellem efendimiz bir gün kabristana gittiler ve: “Selâm size ey mü’minler diyarının sâkinleri! İnşâallah bir gün biz de sizin yanınıza geleceğiz.” (diyerek orada medfun bulunan kabir ehlini selâmladılar. Ardından da “kardeşlerimizi görmemizi çok isterdim!” buyurdular. Ashâb-ı kirâm şaşkınlıkla: “Biz siz’in kardeşleriniz değil miyiz, Yâ Rasûlâllah?” diye sordular. Resûl-i Ekrem sallâllâhu aleyhi ve sellem efendimiz: “Sizler benim ashâbımsınız, kardeşlerimiz ise henüz gelmemiş olanlardır.” buyurdular. Bunun üzerine ashâb-ı kirâm: “Ümmetinizden henüz gelmemiş olanları nasıl tanıyacaksınız, ey Allâh’ın Resûlü?” diye sordular. Rasûlullah sallâllâhu aleyhi ve sellem efendimiz de onlara: “Bir adamın alnı ve ayakları beyaz olan bir atı olduğunu düşünün. O adam bu atını, hepsi de simsiyah olan bir at sürüsü içinde tanıyamaz mı?” diye sordular. Sahâbe-i kirâm: “Evet, tanır Ey Allâh’ın Resûlü!” cevâbını verdiler. Bunun üzerine Resûlullah sallâllâhu aleyhi ve sellem efendimiz şöyle buyurdular: “İşte kardeşlerimiz de abdestten dolayı yüzleri nurlu, el ve ayakları parlak olarak geleceklerdir. Ben, önceden gidip Havzamın başında ikram etmek için onları bekleyeceğim. Dikkat edin! Birtakım kimseler, yabancı devenin sürüden kovulup uzaklaştırıldığı gibi, benim Havzamdan kovulacaklardır. Ben onlara; Buraya gelin! diye nidâ edeceğim. Bana: Onlar senden sonra hâllerini değiştirdiler, senin sünnetini terk edip başka yollara saptılar!) denilecek. Bunun üzerine ben de: Uzak olsunlar, uzak olsunlar! diyeceğim.” (Müslim, Tahâret 39, Fedâil 26)

Kurtubi Rahimehullah şöyle dedi: Alimler şöyle demiştir: Allah’ın dininden çıkan veya dine Allah’ın razı olmadığı bir şey katıp bidat oluşturanlar Havzadan kovulur ve uzaklaştırılır. Bu hususta en çetin kovulma Müslüman cemaatine muhalif olup onlarda Rafiziler ve Hariciler gibi farklı fırkalar oluşturanlardır. Aynı şekilde Mutezile ve onların yolundan gidenler, zalim ve müsrifler, hakkı inkâr edip hak ehlini öldürenler, büyük günahları açıktan yapanlar, günahları hafife alanlar, heva ve bidat ehli vb. kovulanlar arasındadır. (Et Tezkira Kurtubi 306)