Âkâid-İzâle Tüm Yâzılar

İmanda Artma Ve Eksilme Var Mıdır ?

بِسْــــــــــــــــــمِ اﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

İman, kemiyeten artmaz ve eksilmez; keyfiyeten ise artar ve eksilir. İmanın kemiyeten artmaması ve eksilmemesi şudur: İman edilecek hususlar olan; Allah’ın varlığı ve birliği, meleklerin varlığı, peygamberlerin varlığı, ahiretin hak olması gibi meseleler bellidir. Bunlarda artma veya eksilme söz konusu değildir. İman edilecek bu hususlara inanma bakımından, bir peygamber ile herhangi bir mümin arasında fark yoktur. İkisi de aynı şeylere iman eder. Zaten iman edilecek hususlardan birisi inkâr edildiğinde, iman dairesinden çıkılmakta ve küfre girilmektedir. Demek iman, kemiyeten artmamakta; birisi daha fazla şeye iman ederken, diğeri daha az şeye iman etmemektedir. Kemiyeten hepimizin imanı müsavidir. İmanın keyfiyeten artıp eksilmesinin manası ise şudur: İman, kalite ve kemal bakımından artar ve eksilir. Mesela tahkiki iman, taklidi imandan yüksektir. Aynel yakin mertebesi ilmel yakin mertebesinden, hakkal yakin mertebesi de aynel yakin mertebesinden üsttedir. Bu tıpkı, Kâbe’yi görmeden bilen bir kimsenin, sonradan onu gördüğünde yakininin ziyadeleşmesine benzer. İman da kişinin delilleri okuması ve görmesi nispetinde ziyadeleşir ve artar. Demek, müminler imanın aslında ve tevhidin zatında eşittirler. Her biri aynı şeylere iman etmektedirler. Ama imanın kemal ve kalitesi birbirlerinden farklıdırlar. İmam Muhammed, bir kimsenin “İmanım Cebrail’in imanı gibidir.” Demesini mekruh görür. Zira imanın keyfiyeti açısından Hz. Cebrail’in imanı ile onun imanı arasında yerle gök arası kadar farklar vardır. Ancak “Ben, Cebrail’in iman ettiği şeylere iman ettim.” Demesinde beis yoktur. Çünkü iman kemiyet cihetiyle müsavidir. Yine bunun gibi, “Benim imanım, peygamberin imanı gibidir.” Demesi caiz değildir. Çünkü iman nurunun, müminlerin kalplerindeki ölçüsü farklı farklıdır. İnsanlardan bir kısmı vardır ki tevhid ve iman, kalbini güneş gibi nurlandırır. Bazısının kalbini ay gibi, bazısının kalbini de parlak bir yıldız gibi nurlandırır. İnsanlardan bazısı da vardır ki tevhid, kalbini büyük bir alev gibi parlatır. Bazısını ise zayıf lamba ışığı gibi… İmanın nuru çoğaldıkça ve dereceleri ziyadeleştikçe, kuvvetine göre, şüpheleri ve şehvetleri yok eder. İtaat, takva, zühd gibi kemal sıfatların kazanılmasını sağlar. Burada ki ders “Benim delile ihtiyacım yok, şüphesi olanlar delillerle uğraşır.” Sözünü söyleyenlerin sözlerinin batıllığını ortaya koyduğunu da göstermektedir. 

İmam Malik’e göre: İman söz ve ameldir, artar ve eksilir. (Tertibu-l-Medarik, 2/47) 

İmam Şafi’ye göre: İman söz ve ameldir, artar ve eksilir. (İbn Abdulber, El İntiksa, s.81; Beyhakî, Menakıbuş Şafiiye, 1/387-93) 

İmam Ahmed’e göre: İman söz ve ameldir, artar ve eksilir. (Ahmed Bin Hanbel, Usulus-Sünne, 1/34) 

Cumhura göre: İman artar ve eksilir. (Acurri Eş Şeria s, 117; İbn Batta, El İbanetül Kübra 2/813; Nevevi Şerhu Müslim, 1/146)