Âkâid-İzâle Tüm Yâzılar

Sıratın Hak Olduğuna İnanmak

بِسْــــــــــــــــــمِ اﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

Ebu Said el Hudrî’nin rivayetinde Peygamberimiz (asm) şöyle buyuruyor: “Mahşerde muhakeme ve muhasebe işlerinden sonra Cehennemin üzerinde bir köprü (Sırat) kurulur. Allah şefaate izin verir. (Mü’minler) ‘Ya Allah selamet ver, selamet ver, diye dua eder durur.’ ‘Ya Rasulallah, köprü nedir?’ diye sorulduğunda; ‘Kaypak ve kaygan bir yoldur. Orada; kancalar, çengeller ve Necidde bilen sa’dan denilen sert dikencikler gibi dikenler vardır. Mü’minler amellerine göre kimi göz açıp kapayıncaya kadar, kimi şimşek gibi, kimi rüzgar gibi, kimi kuş gibi, kimi iyi cins yarış atları gibi, kimi deve gibi süratle geçerler. Mü’minlerden kimi sapasağlam kurtulur. Kimi de tırmalanmış (hafif yaralı) olarak salıverilir. Kimileri de cehennem ateşi içerisine dökülür.'” (Buhari, Müslim, Tirmizi’den naklen Mansur Ali Nasıf, Tâc, V, 394-395).

Ebu Hureyre, Peygamberimiz (asm)’den şöyle rivayet ediyor: “Cehennemin ortasına sırat (köprüsü) kurulur. Oradan peygamberlerden ümmetleri ile beraber geçenlerin ilki ben olacağım. Peygamberlerden başka o gün kimse konuşamaz, peygamberlerin sözleri de ‘Ey Allah’ım, kurtar kurtar.’ olur.” (Buhari ve Müslim’den naklen, Tâc, V, 377-378).

(Bir kimse, din kardeşinin rahata kavuşması veya sıkıntıdan kurtulması için sultana [devlet dairesine] gidip uğraşırsa, kıyamet günü Sırat köprüsünden, herkesin ayakları kaydığı zaman, Allahü teâlâ onun süratle geçmesi için yardım eder.) [Taberani]

(Kıyamette mizan ve Sırat köprüsü, şehidi rahatsız etmez.) [Beyheki]

“Sırat Cehennem üzerine kurulmuş olup, müminlerin rahatlıkla geçebileceği, kâfirlerin ise üzerinden cehenneme düşeceği köprü.” diye açıklanır. (Sâbûnî, El-Bidâye Fî Usûli’d-dîn, Mâtürîdiyye Akaidi, s. 92)