Âkâid-İzâle Tüm Yâzılar

Azap Melekleri Nakşî-Hâlidîlere Azap Etmez Mi ?

Azap Melekleri Nakşî-Hâlidîlere Azap Etmez Mi ?

بِسْــــــــــــــــــمِ اﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

“Yarın ahirette kabirden çıkan bir adamı. Azap melekleri yakalasa. Azaba götürürlerken o adam dese ki, “Ben Nakşibendi tarikatın halidiye kolundanım dese bırakırlar”. Bu sözün anlaşılması anlatılmak isteneni anlamak için aşağıda yazılan hadisleri anlattıklarımızla bir araya getirdik istifade edelim. “Kul, kendini Allah’ın azabından kurtarmada zikrullahtan daha müessir bir ameli işlememiştir.” (Tirmizî, Daavat, 6, (3377); Muvatta, Kur’an, 7, (24); İmam Ahmed, Kitabu’z-Zühd, 180)

Halidiye kolundan olan bir müslüman bir günde 5000 defa la ilahe illallah der. 

Rasulullah (sallalhu aleyhi ve sellem): “La ilahe illallah diyerek bununla Allah’ın vechini arzulayan kimseye, Allah cehennemi haram kılmıştır.” Buyurmuştur. (Buhari, Müslim) 

Halidiye kolundan olan bir müslüman bir günde yüzlerce kez sübhanallahi ve bi hamdihi, sübhanallahil azim, estağfirullah der. 

Kim, Allah’ı hamdiyle tesbih ederim” derse denizin köpükleri kadar bile günahı olsa bağışlanır.” (Buhârî, Deavat: 27; Müslim, Zikr: 17) 

Kim de günde 100 kez (Sübhanellahi ve bihamdihi) derse, günahları deniz köpüğünden çok olsa da dökülür. (Buhari, Müslim) 

Halidiye kolundaki bir müslüman bir günde yüzlerce kez la havle velâ kuvvete illa billah der. 

Hz. Sa’d radıyallahu anh diyor ki: Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu; “Sana Cennet’in kapılarından bir kapıyı haber vereyim mi?” Ben, “Evet yâ Rasûlallah söyleyiniz” dedim. Bunun üzerine buyurdu ki; “O kapı la havle velâ kuvvete illa billah’tır.” (Müstedrek) ve çoğaltılır… Evet Nakşibendi tarikatin halidiye kolundan olan bir mürid sayılan ibadetleri yaparsa bu mükafatlara kavuşması umulur. Bu arada yukarıda saydığımız ibadetleri yanlız tarikat ehli yapar diye bir şey yok. Bu ibadetleri her Müslüman yapabilir yapanlarda vardır. Bu durumda Allah’ın ilahi affına onlarda nail olabilir. Cenaze namazında nasıl bilirsiniz dendiğinde tüm hallerini bilmediğimiz halde iyi biliriz diyerek hüsnü zan ile haraket ettiğimiz gibi, Halidi kolunun hatmelerine zikir halkalarına ve sohbetlerine katılmış her gün belli zikir ve ibadetleri yapan bir kulun affedileceği hüsnü zannında bulunabiliriz. Halidiye koluna üye olmak demek her gün zikir ibadet yapmak demektir. Bunları yapan biri birçok sevap kazanıp günahlarının silinmesi demektir. Bir kişi Halidiye kolundanım dediğinde o kişinin her gün yukarda saydığımız ibadetleri yapan ibadet zikir sünnet ehli akla gelir. Herkesin o ibadetleri muntazam sıralı yapması çok zordur. Biri bordo bereli de asker bende askerim dediğinde siz o aradaki eğitim farklarını anlatarak denk olmadığını anlatırsınız. Aynı şey bende müslümanım, halidiye kolundan olanda müslüman arada ne fark var diyene de aradaki ibadet takva yönünden farklılıklar anlatılır. Yarın ahirette kabirden çıkan bir adamı azap melekleri yakalasa, azaba götürürlerken o adam dese ki, “Ben Nakşibendi tarikatin halidiye kolundanım dese bırakırlar”. Burda anlatılmak istenilen meleklerin kendi insiyatifi ile sorgusuz sualsiz bu sözü söyleyeni direk cennete göndereceği değildir. Asıl maksad bunca ibadetleri yapan halidiye kolunun ibadet, zikir ve sünnet ehli bir cemaat olduğunu anlatmak için ilham yada hüsnü zan edilerek söylenmiş bir sözdür.