بِسْــــــــــــــــــمِ اﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم
(Kıyametin kopacağına dair), o sözün, üzerlerine vukuu yaklaştığı zaman, onlar için yerden kendilerine bir dabbe (canlı bir varlık) çıkarırız. O, onlara, insanların (çoğunun) âyetlerimize inanmadıklarını (ve bu yüzden azaba müstahak olduklarını) söyler. (Neml 82)
Dâbbe, yanında Hz. Musa (a.s.)’nın asâsı ve Hz. Süleyman (a.s.)’ın mührü olduğu halde çıkacaktır. Mü’minin yüzünü asa ile parlatacak, kâfirin burnunu da mühürle mühürleyecek. İşte o dönemde yaşayan insanlar bir araya gelecekler ve mü’minler, kâfir belli olacaktır.” (Ahmed Bin Hanbel, II, 491; Tirmizî, Tefsîr, süre: 27)
İlk çıkacak kıyamet alameti, güneşin battığı yerden doğması ve kuşluk vakti insanların üzerine “dâbbe”nin çıkmasıdır. Bu alametlerden hangisi önce belirirse, ötekisi onu kısa zamanda takibedecektir.” (Müslim, Fiten, 118; Ahmed İbn Hanbel, “Müsned”, II, 201)
“Üç şey vardır ki bunlar çıktığı zaman, daha önceden iman etmeyen hiçbir kimseye (o günkü) imanı fayda vermez: 1-Güneşin batıdan doğması, 2-Deccâl ve 3-Dâbbetü’l-Arz (Müslim, İman, 249; Tirmizî, Tefsîr, sûre 6)
İmam-ı Kurtubi hazretleri buyuruyor ki: Dabbe eğer sıradan bir şey veya insan olsaydı, onda olağanüstülük söz konusu olmazdı ve hadis-i şeriflerde sözü edilen alametler kendisinde bulunmazdı. Kâfirlerle mücadele edecek bir insan olsaydı, ona âlim denilmeyip, hayvan denilir miydi? Bu, akıl sahiplerinin yolu değildir. Dabbe bir hayvandır. (Câmi’ul Ahkâm)