Şia
بِسْــــــــــــــــــمِ اﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم
Bu çalışma da Şia’nın tarihine veya kollarına değinilmeyecektir, zira bu konu da yazılmış bir çok tafsilatlı eserler mevcuttur. Amaç: Şia’nın bazı inanışlarına değinip onları tard etmek, zehir saçan şahıs ve yayınevlerine değinmektir…
Şii’ler, Kuran’ı Kerim’in tahrif olduğuna inanırlar, hatta İran’da Kuran tahrifinin isbatı diye kitaplar basılıp yayınlanmaktadır.
Şii’ler, Kuran’ın şu an ki tertibi Allah ve Rasulü’nün razı olacağı şekilde değildir, derler.
Şii’ler, Kuran’ın mahluk olduğuna inanırlar, yani yaratılmıştır, derler.
Şii’ler, Kuran’da Velayet Suresi olduğunu ve bunu sahabenin çıkardığını iddia ederler.
Allah’ın sıfatlarını inkar ederler.
Şiiler, Şer’i yaratanın Allah olmadığını iddia ederler.
Şii’ler, Allah hakkında Beda yani ilimden önce cahil olma sahibi olduğunu söylerler.
Şii’ler, Resulullah’ın ölümünden sonra az sayıdaki bir topluluk dışında bütün sahabelerin mürted olduğuna inanırlar.
Şii’ler, Ehl’i Sünnet’in kanlarını ve mallarını mübah sayarlar.
Şiiler, İmamiye mezhebini uyulması vacib olan tek mezheb olduğuna inanırlar.
Şii’ler, Hz Ali’nin bütün sahabelerden üstün olduğunu ve hilafetin ilk olarak onun hakkı olduğunu iddia eder. Üç Râşid Halife’yi gaspçı, zalim ve mürted görüp onlara lanet okurlar.
Şii’ler, Nahl Suresi 90. Ayet’te geçen “fahşa” Ebu Bekir, “münker” Ömer ve “bağy” ise Osman’dır, derler.
Şiiler, Hz Ali hakkında aşırı giderler, bazıları onun vasi, bazıları peygamber, bazılarıda ilah olduğunu iddia ederler.
Şii’ler, İmamlarının dereceleri peygamberlerin derecesinden yüksektir, diye inanırlar.
Şii’ler, Hz Ebubekir ve Hz Ömer hakkında cibt ve tağut yakıştırmasını yaparlar.
Şiiler, Ricat’a yani bazı ölülerin yeniden dirilip ahir zamanda dünyaya döneceğine inanırlar. Bu inanışa göre 12. İmam ahir zamanda gelecek Hz Ebubekir ve Hz Ömer’i çarmıha gerecektir. Yine aynı inanışa göre 12. İmam’ın ahirzamanda gelip müminlerin annesi Hz Aişe’yi diriltip ona had cezası uygulayacağına inanırlar.
Şii’ler, Hz Ömer’in öldürüldüğü günü en büyük bayram, şeref, müjde, büyük temizlik, bereket ve teselli günü olarak kabul ederler.
Şii’ler, Hz Ömer’in katledildiği günde düğün yaparlar ve onun katili olan Mecusi Ebu Lulu’ya dinin kahramanı derler, hatta bu Mecusi şahsın İran’da türbesi vardır ve orayı kutsal sayarlar.
Şii’ler, senedi ve ispatı olmayan onbinlerce uydurulmuş kaynaklarla amel etmekte iken, Sünni kaynaklarda geçen ve senedleri olan hadislerin dörtte üçünden fazlasını reddederler.
Şii’ler, Hz Hüseyin’in kerbelada ki kabrini ziyaret etmeyi Beytullahı hac etmekten daha faziletli sayarlar.
Şii’ler, Peygamberlerin getirdiği Şeriat’ın sadece avama hitab eden bir ilim olduğunu, gerçek ilmi ise 12 imamdan başka hiç kimsenin bilmediğini iddia ederler.
Yahudi’ler; Mesih, Deccal ve kılıç inene kadar cihad yoktur, Şii’ler ise Mehdi gelip bir münadi de gökten seslenene kadar cihad yoktur, derler.
Yahudiler’e, dininizin en hayırlıları kimdir ? diye sorulduğunda “Musa ve ashâbı” derler… Hristiyanlar’a sorulduğunda “İsa’nın havarileri” diye cevap verirler… Şii’lere ise “dininizin en şerlileri kimdir ? denildiğinde, “Muhammed’in ashâbıdır” derler…
Şii’ler, Namazlarında secde yerine kerbela toprağından yapılmış bir mühür koyarlar ve ona secde ederler.
Şii’ler, kıyamet günü Şia’nın günah ve cezası Sünnilere, Sünni’lerin hasenatları ise Şia’ya verilecektir, inancına sahiptirler.
Şii’ler, Şeytan parmağını her doğan çocuğun vücuduna sokarak zarar verir çocuk da bu sebeple ağlar. Doğan çocuk Şii ise şeytan ondan uzaklaşır ve ona zarar vermez, derler.
Şii’ler, Yahudi ve Hristiyanlar aslen kafir, Ehl’i Sünnet ise mürtedir, dolayısıyla onlara göre: Dinden mürted olan Ehl’i Sünnet’in küfrü, aslen kafir olanınkinden daha şiddetlidir die inanırlar.
Şii’ler, Muta nikahını mübah kabul ederler ve hatta muta çocuğunun daimi nikah çocuğundan daha faziletli olduğuna inanırlar.
Şiiler, kendi çocukları haricinde doğan bütün çocukları fahişe çocuğu sayarlar.
Şii’ler, Şia dışındakiler pis olarak doğarlar derler.
Şii’ler, Mut’ayı bir kere yapan Hüseyin’in, iki kere yapan Hasan’ın, üç kere yapan Ali’nin ve dört kere yapan da Nebi (s.a.v.)’in derecesinde olduğuna inanırlar.
Şii’ler, mümin bir kadınla Muta yapan Kabe’yi 70 kere ziyaret etmiş gibi olur, derler.
Şii’ler, kadına arkadan yani makatından yanaşmak caizdir, derler.
Şii’ler, Hüseyin’in kabrinin ziyaret sevabı, makbul 20 hac ve 20 umreye ve Nebi (s.a.v.) ile yapılmış 20 savaşa denktir derler.
Şii’ler, Hz Hüseyin’in kabrini özürsüz olarak ziyaret etmeyi terk eden cehennem ehlindendir, derler.
Şii’ler, Muharrem Ayı’nın ilk on günü Allah’a yakınlaştırıcı bir amel olarak siyah elbise giyerler.
Şii’ler, Aşure günü yanaklar, göğüsler ve sırtlarını döverler, bazen bunun için zincir ve kılıç kullanırlar.
Şii’ler, yakalarını parçalayarak ağıtlar yakarlar.
Şii’ler, Aşure günü törenlerinde, Ömer ismini verdikleri bir köpeği ortaya getirerek bastonla döverler ve onu taşlayarak öldürürler, ve yine bu törenlerinde, Hz Aişe ismini verdikleri bir oğlağı ortaya getirerek tüylerini yolarlar ve öldürünceye kadar onu döverler.
Bu çalışmayı yaparken çok kötü hislere kapıldık Rabbim Ümmeti Muhammed’i bunlardan uzak tutsun bu yola girenleri ıslah etsin, ıslahları yoksa Kahhar ismi şerifi ile Kahru Perişan etsin…
Allah’u Teâlâ, Ehl’i Sünnet itikadına uygun iman eden müslümanlardan razıdır. Böyle inanmış olmanın birçok şartları vardır. Ehl’i Sünnet alimleri, bunları açıklamaktadırlar, bizlerde bunları sizlere ulaştırmaya çalışmaktayız, Ehl’i Sünnet’in inanç esaslarına aşağıda ki link’ten ulaşabilirsiniz.⤵
https://www.ehlisunnetvelcemaatr.com.tr/category/akaid-izale/
Bunların hepsine inanmak, Ehl’i Sünnet itikadında olmanın alametlerindendir. Buraya kadar kısaca bildirdiğimiz Ehl’i Sünnet itikadını daha geniş öğrenmek isteyenler, link’te ki kitap önerileri kısmından fayda sağlayabilirler.⤵
https://www.ehlisunnetvelcemaatr.com.tr/category/kitap-onerileri/
Şiddetle kaçınılması gereken Şia yayınevleri ve önemli şahısları;
Kevser Yayınları (Kevser Yayıncılık)
Mana Yayınları (Neva Yayınları)
İmam Rıza Dergâhı Yayınları
Asr Yayınları (Asr Yayıncılık)
Darul Hikem Yayınevi
Fatıma Ana Yayınları
El Mustafa Yayınları
Hekimane Yayınları
Ensariyan Yayınları
Caferider Yayınları
Ehlibeyt Yayıncılık
Kalender Yayınları
Dört Kapı Yayınevi
Al-i Taha Yayınları
Velayet Yayıncılık
Alulbeyt Yayınları
12 İmam Yayınları
Velayet Yayıncılık
Neyneva Yayınları
Pervane Yayınevi
Önsöz Yayıncılık
Tesnim Yayınları
Endişe Yayınları
Feta Yayıncılık
Cabir Yayınları
Revak Kitabevi
İhsan Yayınları
İkaz Yayıncılık
Altay Yayınları
Nazenin Kitap
Fecr Yayınları
Mir Yayınları
Muhammed Bin Muhammed Bin Numan (Müfid)
Hüseyin Ahmedî Tabatabaî Burucerdî
Muhammed Muhammedi İştihardi
Muhammed Hüseyin Tebatebayi
Muhammed Hüseyin F. Zade
Muhammed Cevat Horasani
Muhammed Hüseyin Behişti
Şehabeddin Maraşî Necefî
Muhammed Ticani Semavi
Muhammed Hüseyin Naini
Muhammed Ticani Semavi
Muhammed Cevad Belağî
Ayetullah İbrahim Emini
Muhammed Rıza Yektaî
Ayetullah Cevadi Amuli
Abdulkadir Çuhacıoğlu
Abdulkerim Behbehanî
Sabahattin Türkyılmaz
Muhammed Reyşehri
Ali Hüseyni Hamenei
Selahattin Özgündüz
Abdülhüseyin Emini
Aga Buzurg Tahranî
Ayetullah Destgayb
Ali Hüseyni Sistani
Ayetullah Hamanei
Ruhullah Humeyni
Bâkır Şerif Karaşî
Şah İsmail Hatayi
Ebu’l Kasım Hoyî
Cafer Bendiderya
Ebulfez Kocadağ
Abbas El Kummî
Resul Caferiyan
İshak El Kuleyni
Hidayet Koşaca
Mesut Masumi
Muhsin Kıraati
Şevkî Haddâd
Mehdi Pişvai
Sedat Baran
Asgar Kaimi
Mehdi Aksu
Ammar İlter
Metin Atam
Kerim Uçar
Yusuf Töre
Cevat Gök
Hasan Tusi
Sapıklıklarına dair birkaç video⤵